Türkiye’de E-Ticaretin Gelişme Potansiyeli

Türkiye’de E-Ticaretin Gelişme Potansiyeli


Bir önceki yazımda, Türkiye’de e-ticaretin durumuna dair bazı istatistikler sunmuştum. Şimdi de bu istatistiklere yenilerini ekleyip, karşılaştırmalar yaparak e-ticaretin ülkemizdeki gelişme potansiyelini ele alacağım.

Mevcut projeksiyonlar gösteriyor ki 20 yıllık geçmişi olan e-ticaretin doyum noktasına ulaşacağı tarihler pek de yakın değil. Çünkü e-ticaret için daha henüz yolun başındayız. Her geçen gün gelişen ve çeşitlenen ödeme sistemleri altyapısı, artan teknoloji adaptasyonu, girişimciliğe uygun yoğun genç nüfusu ile ülkemiz, e-ticaretin gelişimi için önemli bir potansiyele sahip. Peki rakamlarla baktığımızda e-ticaretin geleceği nasıl görünüyor, şimdi de ona bakalım.

Penetrasyon ve kullanıcı sayısı

Türkiye’deki 77,7 milyonluk nüfusun şu an %49’u internet kullanıcısı durumunda. Dünya ile kıyasladığımızda en geride olduğumuz noktalardan birisi bu. Ancak geride kaldığımız her noktanın, gelecekteki büyüme potansiyelini artırdığını da belirtelim. %49’luk penetrasyon oranı Avrupa ortalaması olan %70,5’in çok gerisinde, hatta neredeyse Dünya ortalaması olan %42,3’e yakın bir seviyede. Ülke bazında bakacak olursak, penetrasyona göre, en düşüğü %73,9 penetrasyona sahip dünyadaki ilk 50 ülke arasına giremiyoruz.

Dünya İnternet Penetrasyonu

Kıtalara göre Dünya internet penetrasyonu

Ancak olaya internet kullanıcı sayısı açısından bakarsak,  dünyada 14. sırada yer alıyoruz. Yoğun nüfusumuzun verdiği avantajdan dolayı her yıl ortalama %5’lik artış, 4 milyon yeni kullanıcı olarak yansıyacak ki, bu rakam Hırvatistan’ın toplam nüfusu kadar. Bu açıdan bakıldığında pazarın ne kadar büyük olduğunu görüyoruz. Bu artış trendine göre şu an 37,7 milyon olan internet kullanıcı sayısının 2018’de 53 milyona ulaşması bekleniyor. 2018’de 80,5 milyon olacak olan nüfusumuzun 53 milyon internet kullanıcısına sahip olması da %65’lik penetrasyon anlamına geliyor. Yani oranlar hala küçük, ama kullanıcı sayısı ve fırsatlar büyük.

E-Ticaret hacmi ve müşteri sayısı

Potansiyeli belirleyen kullanıcı sayısı ve penetrasyonlardır elbette. Ancak pazarın büyüklüğünü de e-ticaret müşteri sayısı ve toplam e-ticaret hacmi gösterir. Türkiye’de şu an 12 milyon, yani ülke nüfusunun %15’i kadar e-ticaret müşterisi bulunuyor. Perakende e-ticaretin hacmi ise 14 milyar TL. Bu da kişi başına 1.166 TL’lik yıllık internet harcaması anlamına geliyor (bugünün kuru ile 478$). Bu rakam ABD’de kişi başına 1.381$.

TÜİK verilerine göre nüfusun %78,5’i evden uzakta 1 haftalık tatil masrafını karşılayamayacak durumda. Bu veri bize satın alma gücü açısından nüfusun yaklaşık %80’nin belli bir seviyenin altında olduğunu gösteriyor. Bu da e-ticaret müşterilerininin gelecekteki projeksiyonunu hesaplarken dikkate alınması gereken bir faktör. Aslında şu an ülkemizde e-ticaret, genellikle mevcut müşteriler ağırlıklı olarak devam ediyor. E-Ticaret firmalarının son dönemde ağırlık verdiği, geri dönüş oranlarını artırma (conversion) yönündeki çabalarının da bu durumun farkedilmesi sonucunda geliştiğini söyleyebiliriz.

Mobil kullanımın yükselmesi ise alım gücü daha düşük olan grupların e-ticarete dahil olması konusunda yeni fırsatlar sunuyor. Türkiye’de şu an 31,7 milyon mobil kullanıcı var ve bu %41’lik penetrasyon anlamına geliyor. Toplam e-ticaret içinde mobil ticaretin payı ise %19. Mobil kullanım ve mobil ticaret oranı hıza yükseliyor ve bu da e-ticaretin genel büyüme oranlarını destekliyor. Önümüzdeki yıllarda mobil ticaret dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça belirleyici olacak.

alisveris-yapmama-sebepleri

Türk kullanıcılarının internetten alışveriş yapmama sebepleri arasında satın alma eğilimleri ve güvenlik endişeleri başı çekiyor. Dijital dünyanın bizzat içinde olduğu halde e-ticaretten uzak duran çok sayıda insan var. Bunu katıldığım etkinliklerde konuştuğum insanlardan biliyorum. Yine de online’a olan güvensizlik algısının ve oturmuş alışkanlıkların değiştiğini hepimiz farkediyoruz. Özellikle Türk tüketicisinin genel endişelerinden biri olan kredi kartı ile ödemelerde güvenlik kaygısı, BKM Express, PayPal (Birleşik Krallık’ta ödemelerin %21’i PayPal ile yapılıyor), PayU ve İyzico benzeri güvenli sistemler ve ön ödemeli kartların yaygınlaşması ile zamanla azalacaktır.

Türkiye’de e-ticaretin toplam perakende içindeki payı ise % 1,3. Bu oran gelişmiş ülkelerde %5,5, gelişmekte olan ülkelerde ise %3,5. Sanırım bu oranlar hem dünya hem de ülkemiz için yolun daha ne kadar başında olduğumuzu gösteriyor. İnternetin mucidi ve e-ticaretin öncüsü ABD’nin bile %6,5-7 civarında olması, toplam perakendede ilerlemenin kolay olmadığını düşündürebilir. Ancak neden %13’lük oranı yakalamış olan Birleşik Krallık gibi olmayalım? Dijitalleşmeyi bir devlet politikası haline getirip hızlı bir değişim yaşayabiliriz, bunun örnekleri var.

E-Ticaret siteleri

Türkiye’de şu an 15.000 civarında e-ticaret sitesi olduğu tahmin ediliyor. E-Ticaret paketlerinin yaygınlaşması ve ödeme sistemlerinin gelişmesiyle e-ticaret sitesi kurmak, teknik açıdan oldukça kolay hale geldi. Bu yüzden son yıllarda çok sayıda küçük çaplı yeni e-ticaret sitesi açıldı. Ancak bunların yaklaşık yarısının aktif ve gerçekten anlamlı bir gelire sahip olduğunu kabul edebiliriz. Alexa verilerine göre top 1 milyon site arasında 110.000 e-ticaret sitesi bulunuyor. %1’lik dilime giren siteler ise toplam e-ticaret gelirinin %34’ünü oluşturuyor. Türkiye’de tahminlerimize göre en büyük ilk 100 e-ticaret sitesi, toplam pazarın en az %80’ine hakim durumda.

alexa-top-1milyon-eticaret-siteleri

Ülkemizde bölgesel ve yöresel e-ticaret girişimlerinin önünde önemli fırsatlar var. Örneğin daha önceki bir yazımda bahsettiğim Lazika gibi ürün odaklı yöresel e-ticaret siteleri, eğer doğru kurgulanırsa Anadolu’ya yeni e-ticaret girişimleri kazandırabilir.

Girişimcilik ekosistemi

Girişimcilik, özü itibariyle herkes tarafından tam olarak anlaşılamamış bir kavram. Girişimci, risk alarak bilgi ve becerileri ile para kazanmaya çalışan kişidir. Ancak çoğu girişimci adayının risk alma eğiliminden uzak, fikir aşamasını henüz geçememiş ve girişimciliği köşeyi dönmek olarak algılayan kişiler olduklarını görüyoruz. Girişimcilik ekosistemimiz henüz çok yeni. Son 5 yıldır her sene ortalama 300 yeni girişim kuruluyor ve 50 tanesi kapanıyor (8 milyon nüfuslu İsrail’de ise şu an mevcut 7.000 girişim bulunuyor). Ekosistemimizde bu girişimcileri destekleyecek 15 hızlandırma programı, 7 tane melek yatırım ağı ve 275 lisanslı melek yatırımcı bulunuyor. Bu rakamlar elbette çok az, ancak kısa süre içerisinde anlamlı şekilde artacak ve bu da e-ticaret ekosistemini olumlu şekilde etkileyecek.

Sonuç

Sadece 3 yıl içerisinde internet kullanıcı sayısı 53 milyonu, e-ticaret müşteri sayısı 16 milyonu geçecek ve e-ticaret hacmi toplam %50’nin üzerinde artacak. Penetrasyonlar düşük olsa da yüksek nüfus avantajı ile küçük büyümeler bile pazarı önemli ölçüde büyütüyor. Tüm bunlara baktığımızda Türkiye’de e-ticaretin önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığını görüyoruz ve bizim için e-ticaretin altın çağı henüz başlamadı. Şu an atılacak akıllı adımlar, yakın gelecekte önemli fırsatlara dönüşebilir.

8 Yorum

Yorum Yaz
  1. 5
    Zeynep

    Merhaba, güzel bir çalışma olmuş, tebrikler. Sizde, Türkiye’deki ilk yüz perakende e-ticaret listesi var mı?
    Teşekkürler

+ Leave a Comment