Klasik/retro FPS ve boomer shooter nedir ve neden seviyorum?

Klasik/retro FPS ve boomer shooter nedir ve neden seviyorum?


Klasik FPS kategorisi ile ilgili birbirine yakın iki kavram var; klasik/retro FPS ve boomer shooter. Öncelikle bu iki kavramın ne olduğunu açıklayıp neden sevdiğimi anlatacağım.

Klasik ve retro FPS

Öncelikle bilmeyenler için FPS oyunu First Person Shooter, yani birinci şahıs nişancı oyunu demek. Klasik ya da diğer adıyla retro FPS’ler de 90’lar ve 2000’lerin başlarında çıkan Doom, Quake, Duke Nukem 3D, Blood, Half Life ve benzeri oyunlar.

Boomer Shooter

Boomer Shooter’lar da retro FPS sevenler için yeni nesil grafikler ve retro grafiklerle hazırlanan yeni ya da eski oyunların elden geçirilerek (remake) piyasa sürülmüş halidir.

Boomer Shooter’ların yükselişi

Son yıllarda sinema ve TV dünyasında olduğu gibi oyun dünyasında da genel bir yaratıcılık sorunu var. Bu yüzden eskiden yapılmış ve başarılı olmuş işleri cilalayarak yeniden piyasaya sürmek yani remake oyun dünyası için yeni çıkış yollarından biri oldu. Aslında bu kategorinin geniş bir talebi yok yani gelir beklentisi düşük ancak küçük geliştiriciler için bu tür oyunları geliştirmesi daha kolay, riski daha düşük yani bir nevi garantili bir seçim denebilir. Tabi ki bu durum benim gibi klasik FPS severlere yarıyor.

Klasik FPS’leri neden seviyorum?

Klasik FPS’lerin grafikleri günümüze göre oldukça geride ancak bunun dışında çok sayıda artısı var. Klasik FPS’lerde oynanış son derece akıcı yani neredeyse kesintisiz bir aksiyon var ve izleyeceğiniz yol çizgisel değil. Günümüz FPS oyunlarında birkaç dakikalık bir aksiyon deneyiminden sonra mutlaka uzun bir sinematik izlemek zorunda kalıyorsunuz ve izleyeceğiniz yol da aslında önceden belli. Günümüz oyunlarının genellikle bu şekilde tasarlanmasının sebeplerinden birisi grafik açısından bir meydan okuma, diğeri ise oyunların aslında PC’ler için değil de konsoller için tasarlanıyor olması.

Klasik FPS’lerde oynanış sürüleri oldukça uzunken günümüz FPS’lerinde 5-6 saate kadar düşmüş durumda ve yukarıda belirttiğim gibi bu sürenin çoğu da aslında sinematik izlemekle geçiyor. Klasik FPS’lerin menüleri de akıcı. Yani oyuna hızlıca girebiliyor, hızlıca çıkabiliyorsunuz. Mesela gün içerisinde sadece birkaç dakikalık bir oyun için hızlıca girip çıkmak istediğinizde klasik FPS’lerin arayüzü bu ihtiyacınızı karşılıyor ama yeni nesil FPS’lerin çoğundaki ağır menüler sayesinde oyuna hızlıca girmek ve çıkmak mümkün olmuyor. Yani aralarda tadımlık bir oyun deneyimi yerine otur, oyna oyna ve çık şeklinde bir oynanışa uygun sadece. Günümüz zaman ve odaklanma koşullarını düşününce bu tadımlık oyun deneyiminin önemli bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Klasik FPS oyunlarının düşük sistem gereksinimleri de tamamı için eksiksiz bir deneyim yaşamanızı sağlıyor. Yeni nesil FPS’lerin çoğununda eksiksiz bir deneyim yaşayabilmek için fırıncı küreği gibi büyük ve PC’nizin elektrik sarfiyatını ikiye üçe katlayan üst düzey ekran kartlarına yüksek ücretler ödemeniz gerekiyor.

Klasik FPS’ler aynı zamanda oldukça ucuzlar. Hatta Steam’in en ucuz oyunlarının klasik FPS’ler olduğu bile söyleyebilir. Ancak 4-5 saatlik deneyim sunan yeni nesil FPS’ler genelde üst seviye oyunlar arasında olduğu için oldukça da pahalılar.

Nostalji güzel şey ama her şey de zamanında güzel

Tabi son olarak da nostalji faktöründen söz etmeden olmaz. Retro FPS’ler size eskiden oynadığınız ve belki bazı güzel anılarınızın olduğu deneyimi yeniden yaşatıyor. Klasik FPS’leri bu açıdan da seviyorum. Retro FPS’leri bir kez oynamaya başladığınızda arkası geliyor ve eskileri sıradan oynayarak nostalji ihtiyacınızı tatmin ediyorsunuz. Bu açıdan retro FPS’ler benim için oldukça cazip ancak bir yandan da bazı klasik FPS’leri yeniden oynadığımda deneyim açısından biraz zorlandığımı fark ettim ki bu da her şeyin aslında zamanında güzel olduğunu gösteriyor bir yandan. Daha önce hiç deneyimlememiş olmaktansa uzun bir süre sonra aynı deneyimi yaşamaya çalışmak yine de daha iyi tabi ki.

Benim gibi neredeyse her retro FPS’yi bir kez daha elden geçirip oynayacak yeni oyun arayanların ihtiyacını da boomer shooter’lar yani elden geçirilen klasik FPS’ler ya da tamamen yeni yapılan klasik görünümlü FPS’ler karşılıyor.

Hangi klasik FPS’leri seviyorum?

Klasik FPS’ler arasında Blood, Duke Nukem 3D, Star Wars: Jedi Outcast ve Jedi Academy oyunlarının ayrı bir yeri vardır. Ancak bunlar dışında Doom, Quake I-II, Star Wars: Dark Forces I-II, Powerslave, Red Faction, Half Life, Judge Dredd: Dredd vs. Death, Medal of Honor: Allied Assault, Call of Duty 1-2, Delta Force serisini ve Soldier of Fortune 1-2’yi, boomer shooter olarak ION Fury, Cultic ve Hrot’u önerebilirim.

1 yorum

Yorum Yaz

+ Leave a Comment