Ortaklı çalışma ve doğru denklem


Bugüne kadar bir işyerinde çalışmanın haricinde kendi işyerim de oldu, serbest olarak da çalıştım ve bu süreç içerisinde birçok kez ortaklı çalışma deneyimim oldu. Bu sebeple, hem henüz ortaklı çalışmamış olanlara fikir vermesi açısından hem de ortaklı çalışmış olanların kendi deneyimleri ile örtüştürerek karşılaştırma yapabilmeleri için kendi deneyimlerimi ve çıkarımlarımı aktarmak istiyorum bu yazıda.İnternet’in Türkiye’deki en erken tarihlerinden biri olan 2001’de İnternet girişimciliğine atılanlardan birisiyim. O tarihlerde çok proje düşündüm, bir kısmını hayata geçirdim, daha büyük kısmını geçiremedim. Geriye dönüp baktığımda yaptığım iki büyük hatanın farkındayım. Bunlardan birisi yazılımcı olmamak (ki bu başlı başına bir yazı konusu olur), diğeri ise ortaklı çalışmakta ısrar etmekti.

Ortaklı çalışmada başarılı olmanın veya uzun vadede uyumun formülü, doğru denklemi oluşturmak. Yani girişilen projeye dair aynı vizyonu, aynu tutkuları paylaşmak ve tamamlayıcı olmak. Bunlar olmadığında doğru denklemi oluşturamıyorsunuz ve başarılı da olamıyorsunuz. Bir önceki yazımın başlığında belirttiğim gibi; “Arabanız çok hızlı da olsa, üzerindeki yol kadar hız yapabilirsiniz”. Yani sizin vizyonunuz ve iş yapma şekliniz, ortağınızınki ile uyumsuzsa, siz çok ilerideyseniz ve ortağınız gerideyse, o zaman ortağınızın hızı kadar ilerleyebilirsiniz. Benim karşılaştığım sorunların temelinde bu yatıyordu. Yani tam anlamıyla ortak bir vizyona sahip olmamak ve kapasitemi tam olarak kullanamamak.

Buna ek olarak, farkettiğim sıkıntılı bir noktayı daha belirteyim. Böylece buna da dikkat etmiş olursunuz. Uzun yıllar tek başına çalışmaya alışmış birisi ile ortaklık yapmaya kalktığınızda, eşgüdümlü çalışma ve iletişim konularında sorunlar yaşayabiliyorsunuz. Yani, sanki tek başlarınaymış gibi hareket ettikleri dönemler oluyor ve bu da işin ilerlemesini engelleniyor, genel motivasyonu düşürüyor.

Doğru denklemi oluşturmak konusunda başından beri hassastım ancak seçenekler kısıtlıydı. Sonuçta Türkiye’den bahsediyoruz. Hem İnternet girişimcisi olmak isteyecek, hem güvenebileceğiniz, hem de tamamlayıcı olacak bir ortağı bulmak kolay değil. Bugünlerde seçenekler biraz daha artmış olsa da hala doğru insanları tanımak kolay değil. Bu yüzden kişisel ağlarınızı geniş, ilişkilerinizi derin tutmanızda yarar var.

Ortaklı çalışma konusunda iyi örnekler de var. Üniversitede tanışıp, birlikte proje geliştirerek başarılı olanlar veya yurt dışında deneyimleri olan ve burada bir araya gelerek yeni projeler üreten insanlar var. Ve bunlar dışında da başarılı ortaklık örnekleri var. Biraz da şans rüzgarını doğru zamanda esmesi gerekiyor.

Sonuç olarak; ortaklı çalışma hassas bir konu. Ben bugüne kadar kafaya koyduğum ve gerçekleştirdiğim büyük işlerin neredeyse tamamını kendi başıma, kendi kararlarımı alarak gerçekleştirdim. Yani ortaklı çalışma konusunda şansım yaver gitmedi. Ama bu, ortaklı çalışmaya olan inancımı kaybettiğim anlamına gelmiyor tabi ki. Tavsiyem, gerçekten aynı vizyona sahip değilseniz, sırf fazladan bir çift el olsun diye bir başkasını daha ortak olarak işe dahil etmemek. Veya tamamlayıcı ortak olarak dahil edip, karar alma mekanizmasının dışında bırakmak olur.

+ Yorum bulunmuyor

Yorum Yaz