Farklı deneyimler yaşamak ve iyi anılar biriktirmek

Farklı deneyimler yaşamak ve iyi anılar biriktirmek


Hayatınızı değiştiren veya hayata dair anlam arayışınıza katkıda bulunan özel anlarınız oldu mu? Benim oldu. Bu yazıda, yaklaşık 10 yıl kadar önce okuduğum bir kitaptan çeşitli alıntılar yapacağım ve bundan ne çıkardığımı paylaşacağım.

Fransa’da 30 metrekarelik küçük bir eve sığan büyük bir yaşam

Tarihçi Murat Bardakçı, Osmanlı hanedanının sürgündeki son üyeleriyle ilgili olarak bir kitap çalışmasına girer. Son Osmanlılar adını verdiği bu kitabın odağında, o dönemin en yaşlı hanedan temsilcisi Mehmed Orhan Osmanoğlu vardır. Bardakçı, 1985 yılı Kasım ayında Mehmed Osmanoğlu’nun Fransa, Nice’deki evine gider. Kapıyı çalar ve İstanbul’dan geldiğini söyler. Mehmed Osmanoğlu, nezaket göstererek Bardakçı’yı evine alır ve Bardakçı’nın sorularına cevap vereceği sohbetine başlar.

Mehmet Osmanoğlu, küçüklüğünden itibaren önemli anılarını anlatmaya başlar. Diğer şehzadelerde olduğu gibi Mekteb-i Sultani ‘ye, yani bugünkü adıyla Galatasaray Lisesi’ne gönderilmiş. Üç yıl orada, bir yıl da Robert Kolej de okumuş. O yıllardan sonra da sürgün dönemi başlamış zaten. Ancak bu sürgün, onun hayatının fırsatına dönüşmüş. Çok sayıda yer gezmiş, eşsiz deneyimler yaşamış.

Mehmet Osmanoğlu, o zamanki adıyla Milletler Cemiyeti (Birleşmiş Milletler) tarafından vatansızlara ve mültecilere verilen Nansen Pasaportu ile Arjantin, Fransa, Mısır, Lübnan, İngiltere ve Hindistan gibi ülkelere gitmiş, oralarda hem yaşamış hem de çalışmış. Bu gittiği ülkelerde hammallık, rehberlik, şöförlük ve pilotluk gibi birbirinden farklı işler yapmış. Bu seyahatlerinin de sayesinde 8 yabancı dil öğrenmiş: İngilizce, Fransızca, Almanya, İtalyanca, İspanyolca, Macarca, Arapça ve Portekizce.

II. Dünya Savaşı sırasında Amerikalılar için savaş pilotluğu yapmış, James Bond filmlerine konu olacak anılar yaşamış. Bu anıları ayrı ayrı yazıp da uzatmak istemem ama bunlardan birkaç film konusu çıkar diyebilirim.

Röportajın yapıldığı sırada 76 yaşında olan, ciddi görme bozukluğu yaşayan ve 30 metrekarelik bir evde, kendisine bağlanan mütevazi emekli maaşıyla yaşayan Osmanoğlu’nun anıları, o an sahip olduğu en büyük zenginlik. Koca bir hayat dolu dolu geçmiş. Birbirinden farklı deneyimlere ve anılara sahip olmuş. İşte bu kitabı okuduktan sonra anladım ki, insanın en büyük zenginliği, dolu dolu yaşanmış bir hayattı. Birbirinden farklı, eşsiz deneyimler ve iyi anılara sahip olmaktı.

Deneyimlerin çeşitliliği

Hayata dair farkındalığımda önemli bir rolü olan bu kitabın ardından, zaman algısı ile ilgili olarak okuduğum bir haber de konuya bakışımı pekiştirdi. Psikoloji profesörü Ronald E. Riggio, biz yaşlandıkça zamanın neden daha hızlı akıyormuş gibi algılandığını şöyle açıklıyor:

“Daha önce yaşadığımız bir olayı yıllar geçtikçe tekrar yaşıyor olmak, durumun benzersiz olma ve kalıcı bir iz bırakma ihtimalini azaltıyor. İşte size hayatınızın temposunu yavaşlatmak için anahtar: Olabildiğince yeni ve benzersiz deneyimlerden yararlanın. Sürekli aynı yerlere gidip, aynı şeyleri yaptığınız zaman farklı anılara sahip olamazsınız ve zaman su gibi akıp gidiyor gibi gelir.”

Aslında hayatta en anlamlı şeyin, farklı deneyimler yaşama ve iyi anılar biriktirmek olduğu konusu kafamda 15 yıl öncesine dayanıyordu. Ancak bu düşüncenin kafamda olgunlaşması ve netleşmesi Son Osmanlılar kitabı ve Ronald E. Riggio’nun kitabından özetlediği bu tezin yer aldığı haberi okumam sayesinde oldu.

Ben de artık mümkün olduğunca farklı deneyimler yaşamaya, farklı mekanlara gitmeye, farklı insanlar tanımaya ve iyi anılar biriktirmeye çalışıyorum. Bunun yansımalarından ve neler yaptığımdan bu yazımda yer alan Kendi hayatımda yaşadığım değişim başlığı altında biraz bahsetmiştim.

Hatta bu konuyu biraz daha sistemli hale getirmek için kendime bir bucket list (ölmeden önce yapılacaklar listesi) yaptım. Bunun yanı sıra, her yıl kendime bazı deneyimsel hedefler koyuyorum.

Gerçek zenginlik: Dolu dolu geçen bir hayat

Özetlemek gerekirse, bana göre insanın gerçek zenginliği, hayatı boyunca yaşadığı eşsiz deneyimlerin ve biriktirdiği iyi anıların toplamıdır. Dolu dolu geçen bir hayat, günün birinde yaşlanınca ve çok az şeye sahip olunca bile hatırlandığında insanı mutlu edebilecek tek şeydir.

+ Yorum bulunmuyor

Yorum Yaz