Medeniyetler Çatışması (Samuel P. Huntington)

Medeniyetler Çatışması (Samuel P. Huntington)


Medeniyetler Çatışması; dünyayı, doğu ve batı toplumlarını ve dünya düzenini anlama açısından faydalı kaynaklardan birisi. Samuel P. Huntington tarafından 1996 yılında yayınlanan bu kitap, Soğuk Savaş sonrasındaki dünya savaşlarının ideoljik değil, medeniyetler arasında gerçekleşeceğini ortaya koyuyor. Kitap boyunca ortaya atılan iddia ve tespitler istatistiklere ve derin araştırmalara dayanıyor. Bu yönüyle Medeniyetler Çatışması, yazıldıktan 25 yıl sonra bile geçerliliğini koruyan ve ikna edici bir tez kitabı. Aynı zamanda Batı’nın bakış açısıyla yazıldığı için de dünyanın görece daha zayıf olan geri kalanını nelerin beklediğini göstermesi açısından da incelenmeyi gerektiriyor.

Kitabın 5 ana bölümü

I. Dünyda, tarihte ilk kez küresel politika çok kutuplu ve medeniyetli durumda. Modernleşme Batılılaşmadan farklı bir kavram. Bu modernleşme hiçbir biçimde evrensel bir uygarlığı ve Batılı olmayan toplumların Batılılaşmasını sağlayamamaktadır.

II. Medeniyetler arasındaki güç dengesi değişmektedir. Göreli etkilik bakımından Batı gerilerken, Asya medeniyetleri ekonomik, askeri ve siyasal güçlerini genişletip yaymaktadır. İslam, Müslüman ülkeler ve komşuları için istikrarsızlığa neden olan demografik bir patlama içine girmiştir. Genel olarak batılı olmayan medeniyetler kendi kültürlerinin değerini yeniden değerlendirmektedir.

III. Medeniyete dayalı yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor: Kültürel yakınlıkları paylaşan toplumlar birbirleriyle işbirliği yapmakta (ki din burada önemli bir faktör), toplumları bir medeniyetten öbürüne geçirme çabaları başarız olmakta ve ülkeler kendi medeniyetlerinin çekirdek ya da önde yer alan devletleri etrafında kümelenmekte.

IV. Batı’nın evrenselciliği ve dünya hakimiyeti rolü, gittikçe artan ölçüde diğer medeniyetlerle, özellikle Çin ve İslamla, çok ciddi çatışmalara neden olmaktadır. Büyük ölçüde Müslüman ve Müslüman olmayanlar arasında yerel düzeydeki fay çizgisi savaşları “akraba devletlerin” birbiri yanında yer almaları, çatışmanın genişleme tehlikesi bu nedenle de çekirdek devletlerin bu savaşları durdurma çabalarına neden olmakta.

V. Batı’nın varlığını sürdürebilmesi Amerikalıların Batılı kimliklerini vurgulamalarına, Batılıların medeniyetlerini evrensel değil, kendi türünde biricik olarak görmelerine, Batılı olmayan toplumlardan gelen tehditlere karşı koruma ve medeniyetlerini yenileyebilmerine bağlıdır. Medeniyetlerin küresel savaşından kaçınabilme dünya liderlerinin küresel politikanın çok medeniyete niteliğini kabul ederek bunu korumada işbirliği yapabilmelerine dayanmaktadır.

Kitapta dikkat çeken noktalar şöyle:

  • Dünya, her ne kadar çok kutuplu bir siyasi çeşitliliğe sahip olsa da Batı ve Japonya ile birlikte dünya nüfusunun %15’ni oluşturan Batı ile diğer geri kalanından oluşan genel bir kutuplaşma içindedir.
  • Batı terimi bugün bütün dünyada, eskiden Batı Hristiyanlığı olarak adlandırılan şeyi tanımlamak üzere kullanılmaktadır. Bu nedenle Batı belirli bir halkın, dinin ya da coğrafi bir alanın adıyla değil pusula yönüyle tanımlanan tek medeniyettir.
  • Medeniyetler arası ilişkiler 400 yıl boyunca Batı medeniyetinin diğer toplumları boyunduruğu altına alması biçiminde gelişmiştir.
  • 1910 yılında dünya siyasal ve ekonomik olarak hiçbir dönemde olmadığı kadar birlik halindeydi. Dünya üretiminin brüt oranı olarak uluslararası ticaret daha önceki bütün dönemlerden daha yüksekti. 1970 ve 1980’lere dek dünyada bir daha buna yaklaşılamadı.
  • Batı medeniyetinin temel özellikleri; Yunan ve Roma dönemlerinden kalma kültürel miras, katoliklik ve protestanlık, Avrupa dilleri, dini ve dünyevi otoritelerin birbirlerinden ayrılması (laiklik), hukuk devleti, sosyal-plüralizm, temsili heyetler ve bireyciliktir.
  • Japonya, başarılı bir biçimde modernleşmiş ve ekonomik olarak da kalkınmış Batılı olmayan bir ülkedir.
  • Batının gücü nüfus, ekonomi, üretim ve askeri kapasite olarak gerilerken, başta Asya medeniyetleri olmak üzere diğer ülkelerin gücü artmaktadır. Zaman içerisinde bu güç dengesi değişecektir. Batı’nın bu gücü ele geçirip sürdürmesi 400 yılını almıştır. Gerilemesi de benzer şekilde zamana yayılacak ama mutlaka gerçekleşecektir.

Özetle

Medeniyetler Çatışması, Soğuk Savaş sonrasındaki politik kutuplaşmayı tanımlayan ve ortaya koyduğu tezler, geçtiğimiz 25 yılda gerçekleşmiş olan değerli bir çalışma. Batı Medeniyeti ve dünya hakimiyetinin geçmişini, bugünkü ve yakın gelecekti dünya düzenini anlamak adına mutlaka okunması gereken bir kitap.

+ Yorum bulunmuyor

Yorum Yaz