Youtube kanallarının satışa dönüş etkisi

Youtube kanallarının satışa dönüş etkisi


Youtube kanalları Türkiye’de şu sıralar altın çağını yaşıyor. Küçüğünden büyüğüne onbinlerce kanal var ve her geçen gün de yenisi ekleniyor. YouTube’un gelir paylaşım modeli sebebiyle kanal sahiplerine düzenli bir gelir olanağı sağlamasından ötürü işsizliğe bir alternatif olarak İŞKUR tarafından “nasıl Youtuber olunur?” eğitimi bile verilmeye başlandı. Gelir sağlamasının yanı sıra getirdiği sosyal prestij de Youtube kanalına sahip olmak için oldukça teşvik edici bir sebep. Markalar da bu yeni medya platformunu alternatif bir pazarlama kanalı olarak değerlendirmeye çalışıyor. Özellikle tercih edilense yüksek takipçi ve izlenme sayısına sahip olan kanallar. Peki ama, videolarının çok sayıda izleniyor oluşu, bir kanalın veya Youtube fenomenin tanıttığı bir ürün veya hizmetin satışında gerçekten etkili oluyor mu?

Ben bu yazıda biri teknoloji, diğeri spor olmak üzere iki kanal üzerinden örneklendirerek değerlendireceğim.

Teknoseyir

Teknoseyir, yıllardır donanım ürünlerinin detaylı incelemelerini yapan DarkHardware’in (bayrağı Teknoseyir’e teslim etti) kurucusu Levent Pekcan, PC labs’tan  Murat Gamsız ve Hamdi Kellecioğlu’nun birlikte yürüttükleri bir teknoloji ürünleri inceleme kanalı. Teknoseyir 2011’den beri faaliyette ve şu an Youtube’da 266 bin aboneye sahip ve kanaldaki videolar toplamda 70 milyon görüntülemeye ulaştı.

Rakamlar Teknoseyir için iyi görünüyor, ama kendisiyle aynı kategoride olan başka kanallar daha var ve bunların abone ve izlenme sayıları çok daha fazla. Peki ama satışa yönelik etki açısından değerlendirdiğimizde bu kanallar mı daha etkili yoksa Teknoseyir mi?

Kullanıcı ile bağ kurma

Teknoseyir’i kendi kategorisinde birçok kanaldan ayıran bir özelliği var. O da kullanıcıları ile derin bir bağ kurmuş olması. Bunu birkaç örnek ve istatistikle açıklayalım.

Teknoseyir takipçileri, kanalı o kadar seviyorlar ki, siteden facebook benzeri bir platform talebinde bulundular. Şu an 23 bin kayıtlı abonesi olan bu platform üzerinde her gün binlerce insan kendi paylaşımlarını yapıyor ve başka paylaşımları takip ediyor. Yani Teknoseyir takipçileri video izlemedikleri zamanlarda da kendi aralarında iletişim kurmak, tüm günü Teknoseyir ekosisteminde geçirmek istiyorlar. Teknoseyir sosyal platformunda olan birçok kişinin facebook hesabı bile yok, ama onunla aynı işlevi gören sitede zaman geçiriyorlar.

Teknoseyir’in gelir sıkıntısı yaşadığı dönemde takipçilerinin nasıl karşılık verdiğine bakalım. Siz hiç, bir Youtube kanalının ofisinin kapısının altından, içinde para dolu isimsiz bir zarf atıldığını duydunuz mu? İşte Teknoseyir bunu yaşadı. “Öyle efsaneleri ben de oturduğum yerden yazarım, nereden bileyim bunun gerçek olduğunu?” diye düşünüyorsanız devam edelim.

Teknoseyir’e ek gelir sağlamak amacıyla Teknoseyir logolu hediyelik ürün satışına başlandı. Kupa, cam bardak ve anahtarlıklardan oluşan bu ürünlerden toplamda 1355 tane satıldı ve asıl ilginci, 300 adetlik her parti ürün geldiğinde, bunların neredeyse tamamı iki gün içerisinde tükendi. Bu da size belki normal gelebilir ama Türkiye’de belki de en bilinen donanım sitesi olan Donanım Haber’in “Mesut Çevik ile Canlı | TeknoSeyir” yayında Mesut Çevik’in dediği gibi, Donanım Haber de aynısını denemiş ve ancak “1 tane” satabilmiş. Teknoseyir ise 1.000’e yakın insana 1.355 ürün sattı.

Bunlar Teknoseyir’in kendi ürünleriydi. Peki Teknoseyir’in incelemesini yaptığı markaların ürün ve hizmetlerinin satın alınmasına olan etkisi nedir? Bununla ilgili olarak da Teknoseyir iş birliği ile bir anket düzenledik. “TeknoSeyir incelemeleri, satın alma kararlarınızda ne kadar etkili?” sorusuyla düzenlediğimiz ankete göre; katılımcıların toplamda %89’u kısmen veya oldukça etkili olduğunu belirtiyor. Oldukça etkili olduğunu belirtenlerin oranı da %61.

Anket: "TeknoSeyir incelemeleri, satın alma kararlarınızda ne kadar etkili?"

Anket: “TeknoSeyir incelemeleri, satın alma kararlarınızda ne kadar etkili?”

Bu oranlar, satın alma kararlarını etkileyen faktörlerin ortalamalarına göre neredeyse “yakın arkadaşlar” standardında bir etkiye sahip. Yani Teknoseyir takipçilerinin çoğu, kanalın incelediği ürünler konusunda Teknoseyir’in görüşlerine değer veriyor.

Satın alma kararlarında kim, ne kadar etkili?

Satın alma kararlarında kim, ne kadar etkili?

Bir başka önemli istatistik de, Teknoseyir’in Youtube videolarının %55’inin kanala abone olanlar tarafından, %45’nin abone olmayanlar tarafından izlenmesi. Bu şu anlama geliyor. Teknoseyir, bir takım sansasyonel, abartılı ve yanıltıcı başlıklar ve ilgisiz içeriklerle Youtube’da dolaşanları tabiri caizse oltalamak yerine, konuyla doğrudan ilgisi olan ve düzenli olarak takip eden kitleye ağırlıklı olarak ulaşıyor.

Başarının sırrı

Teknoseyir’in takipçileri ile bu kadar bağ kurmasını ve satın alma kararlarında etkili olmasını sağlayan sebepler nedir peki?

Detay seviyesi ve pratik bakış açısı

Her inceleme, fazlasıyla detaylı olarak yapılıyor. Bazı ürünler güncelerce, haftalarca test ediliyor. Böylece ürün için “aaa güzel görünüyor, çekirdek hızı da şu” deyip geçmek yerien gerçek bir kullanıcı deneyimini aktarıyorlar. Bunu yaparken sadece teknik olarak bakmıyorlar, aynı zamanda bir ürünün elde tutulurken yarattığı his, bir uyarı ışığını gece verebileceği rahatsızlık gibi pratik kullanımda karşılaşılabilecek sorunlarla ilgili olarak da görüş bildiriyorlar.

Tarafsızlık, şeffaflık ve doğallık

Teknoseyir, incelediği ve kötü deneyim bırakan bir ürün için iyi demiyor. Sponsorlu içerik yayınladığında bunu gizlemiyor. Neredeyse her konuda son derece şeffaflar ve doğallar. Bu ve yukarıda saydığım diğer sebeplerden ötürü de takipçileri üzerinde güçlü bir güven etkisi bırakıyorlar. Sizce, “iPhone’u çekiçle parçaladık” videoları çekenler, aynı hissi bırakabiliyorlar mı?

Asla Durma

Asla Durma, dağcı, triatlet ve dalgıç Fatih Topçu’nun 3 yıl önce açtığı spor kanalı. 39 yaşındaki Fatih Topçu, aslında İnternet’e uzak birisi değil. 2001 yılında Türkiye’nin ilk spor haber portalı Ajansspor.com’u kurmuş ve 30’a yakın ödül almış. 2013 yılında Saran Holding çatısı altına giren Ajansspor’da genel müdür olarak görevine devam etmiş. O sıralarda dağcılığa merak sarmış ve ikisi Ağrı Dağı olmak üzere birçok zirve tırmanışı yapmış. Ama bununla kalmamış; 2014 yılının Kasım ayında Tedx’in düzenlediği konferansta Bahar Saygılı’yı izlemiş ve Ironman’e katılmaya karar vermiş. Bu kararı verdikten 4 ay sonra, 2015 Mart ayında Runatolia da ilk maratonunu koşarak 3:59 süre ile bitirmiş. 2016’da ikinci half Ironman’ine katılarak, 4:53 derecesi ve topladığı puanlarla Türkiye şampiyonu olmuş. Fatih Topçu, ilk hazırlandığı sene Türkçe kaynak bulamadığı için Asla Durma’yı kurmaya karar vermiş ve yeni başlayacak insanalra yol göstermek amacıyla vlog’larına başlamış.

Koşu, bisiklet ve yüzme sporları ile ilgili şu ana kadar 311 vlog ve 20’ye yakın inceleme videosu yayınlamış. Bu süreç içerisinde, Asla Durma için daha önce kullandığı markalarla görüşmeye başlamış. İlk olarak TREK ile sponsorluk anlaşması yapmış. Ardından yine kullandığı ürünlerin markaları olan Suunto, Compressport, On Running ve Salomon’la anlaşmış. yani kullanmadığı bir markaya gidip, “bana sponsor olur musunuz?” dememiş, sadece kullandığı ve memnun kaldığı ürünlerin markaları ile sponsorluk görüşmesi yapmış. Örneğin, fit gıda markalarından birisi ile, gerçekten sağlıklı olmadığını düşündüğü için sponsorluk anlaşması yapmamış. Yani tam bir 100 Numaralı Adam var karşımızda 🙂

Fatih Topçu’nun, kendi kullandığı ve memnun kaldığı ürünler konusundaki samimiyetini bizzat biliyorum. Kendim de koşucu olduğum için ben de Fatih’le koşulardan birinde tanışmıştım. Moda’daki koşulardan birinde bir gün Suunto’dan konu açıldığında saati nasıl övdüğünü hatırlıyorum.

Asla Durma şu an 31 bin aboneye sahip. Bu sayı oldukça az görünebilir ama takipçilerinin neredeyse tamamı doğrudan spor yapan veya spor yapmak isteyen, ağırlıklı olarak orta yaş grubundan ve ortalama alım gücü yüksek bir profilden oluşuyor.

Asla Durma Youtube kanalı abonelerinin yaş dağılımı

Asla Durma Youtube kanalı abonelerinin yaş dağılımı

Asla Durma kanalı, takipçileri tarafından sevilen ve düzenli olarak izlenen bir kanal. Bunu sadece istatistiklerle açıklamaya da gerek yok. Vlog videolarında, karşılaştığı diğer sporcuların (ve aynı zamanda takipçilerinin) tepkilerinden bunu anlamak kolay. Aynı zamanda vlog’lara yapılan yorumlar da Fatih Topçu’nun takipçileri üzerindeki etkisini gösteriyor.

Fatih Topçu tam anlamıyla bir influencer. Onun, takipçileri üzerinde yarattığı etkiyi tarif etmek zor. Ama sanırım bu yorumlar biraz fikir verecektir. Peki Asla Durma kanalının başarısı nedir? Bu kadar mütevazi bir takipçi sayısına rağmen nasıl böyle yüksek bir etki sağlayabiliyor?

Samimiyet, dürüstlük

Fatih’e göre Asla Durma’ya bu kadar bağlı olmalarının en büyük nedeni kanaldaki samimiyet. Çünkü Fatih Topçu normal hayatta neyse, kamera açıp kaydederken de aynı şekilde hareket ediyor. Bunu biliyorum, çünkü ben de onunla karşılaşmadan önce kanalını tanımış, videolarını izlemiştim. Ardından karşılaştığımızda da videolardaki Fatih neyse, aynen onu gördüm. Fatih Topçu, kullandığı ve memnun kaldığı ürünleri insanlara tanıtıyor. Bazen hiç tanıtmasına bile gerek kalmadığını belirtiyor. Takipçi, memnun olmadığı bir ürünü kullanmayacağını bildiğinden, kullandığı ürüne iyi ürün gözü ile bakıyor ki bu da oldukça doğru bir yaklaşım ona göre. Çünkü o, burada Asla Durma diye bir youtube kanalı yaparken aynı zamanda sportif anlamda da derecelerini sürekli iyiye taşıyor. Bunun için de sevmediği bir ürünü kullanmıyor. İşte bu samimiyet ve dürüst, uygun hedef kitle ile birleşince rakamların büyüklüğünün bir önemi kalmıyor. Önemli olan, kitlenize ne kadar etki edebildiğiniz.

Sosyal medya fenomenleri satın alma tercihlerini etkilemiyor

Karşılaştırma yapmak açısından, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin “Sosyal Medya Fenomenleri Takipçilerinin Satın Alma Tercihlerini Etkiliyor Mu?” başlıklı araştırmasının sonuçlarını değerlendirelim. Araştırmaya katılanların %80,6’sı, son bir yıl içinde fenomenler aracılığıyla tanıtılan herhangi bir ürün veya hizmeti satın almadığını belirtmiş. Bu oran kadınlarda %30, erkeklerde %10 olarak gerçekleşmiş. Özellikle makyaj, giyim, yemek, anne-bebek ürünleri vs. gibi kategorilerde kadınların daha fazla etkilenme oranı olabileceğini göz önünde bulundurarak bu farkı normal karşılıyoruz. Araştırmada ise fenomen takipçileri influencer marketing’in yeme içme, turizm seyahat, kişisel bakım, sanat, eğlence ve hazır giyim sektörlerinde etkili olacağını düşünüyor. En can alıcı kısımsa şu: Fenomen takipçilerinin önemli bir bölümü bu hesapları kişisel paylaşımlar için izliyor ve sponsorlu paylaşımları dikkate almıyor.

“Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum” John Wanamaker

Markalar, hedef kitlesine uygun kanallarla çalışmalı

Sonuç olarak; bir telefonun tanıtımını yaparken, sırf milyon takipçisi var diye fenomenleri çağırıp, eline kullanmadığı telefonu tutuşturan, alakasız ürünleri hediye eden, hedef kitlesi ile bağ kuramayan kanallara sponsor olan markaların pazarlama bütçesi tam anlamıyla boşa gidiyor. John Wanamaker 1800’lerin sonunda “Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum” demişti. Ancak sonuçlar gösteriyor ki fenomenlerle veya çok takipçili kalitesiz Youtube kanalları ile çalışan markaların harcadığı paranın tamamı boşa gidiyor. Belki milyon takipçili bir hesapta teknik olarak daha fazla görünürlük elde ediliyor olabilir, ama markanın hedef kitlesine ulaşmak amaçlanıyorsa, bu kitleye uygun, kaliteli içerikler üreten ve takipçileri üzerinde gerçekten etkili olan kanallarla çalışılmalı. Boşa harcayacak paraları yoksa tabi!

+ Yorum bulunmuyor

Yorum Yaz