Türkiye ve girişimcilikte önde gelen ülkeler arasındaki ölçek farkı

Türkiye ve girişimcilikte önde gelen ülkeler arasındaki ölçek farkı


Türkiye’nin en önemli girişimleri, girişimcilikte önde gelen ülkelerdeki rakamlardan çok daha düşük yatırımlar alıyor. Aynı şekilde, en önemli girişimlerimiz mutlaka yabancılar tarafından satın alınıyor ve bu satın alma bedelleri de önde gelen ekosistemlerdeki satın almalara göre oldukça düşük kalıyor. Peki neden en değerli girişimlerimizi elimizde tutamıyoruz, neden düşük değerlemelerde kalıyor ve büyük yatırımlar bulamıyoruz? Ve tabi ki neden Türkiye’den Apple, Google, Facebook veya Amazon’lar çıkmıyor? Bu yazıda bu soruların cevaplarını rakamlara dayanarak ölçek farkı üzerinden açıklamaya çalışacağım.

Bir teknoloji girişimi nasıl küresel ölçeğe kavuşur?

Bir teknoloji girişiminin küresel ölçeğe kavuşabilmesi için, büyümesini finanse edecek yeterli mali kaynağa sahip olması gerekiyor. Bu kaynağı elde etmenin bir yolu, yeterli büyükte iç pazara sahip olarak zaman içerisinde büyümek, bir diğer yolu da doğrudan güçlü bir finansmanla küresel pazara açılmaktır.

Pazar büyüklükleri

Güçlü bir iç pazar talebine sahip ülkelerdeki girişimlerin büyümesi ve finansman gücünü artırarak ölçeklenmesi daha kolay oluyor. Ülkelerin pazar büyüklüklerini kıyaslamak açısından e-ticaret hacimlerini bir değerlendirme kriteri olarak kullanacağım.

Ülkelerin e-ticaret hacmi (2019)
Ülkelerin e-ticaret hacmi (2019)

Ülkelerin e-ticaret hacimleri (2019)

emarketer.com’un 2019 Mayıs verileri ve projeksiyonlarına göre ülkelerin e-ticaret hacimleri şöyle;

  1. Çin: 1.934 milyar $
  2. ABD: 587 milyar $
  3. İngiltere: 142 milyar $
  4. Japonya: 115 milyar $
  5. Güney Kore: 103 milyar $
  6. Almanya: 82 milyar $
  7. Fransa: 69 milyar $
  8. Kanada: 50 milyar $
  9. Hindistan: 46 milyar $
  10. Rusya: 27 milyar $
    Türkiye: 8 milyar $

Türkiye’nin 8 milyar dolarlık e-ticaret hacmi, Almanya’dan 10, İngiltere’den 18 ve ABD’den 73 kat daha küçük durumda. Bu tabloya göre, bu ülkelerdeki girişimleri satın alabilmek veya bu ülkelerden çıkan girişimlerle küresel rekâbete girebilmek için iç pazarımızın yeterli olmadığını açıkca görüyoruz.

Doğrudan küresel pazara açılma stratejisi

Yeterli iç pazara sahip olmayan bazı ülkelerin doğrudan küresel pazara iş yapma stratejisini uyguladığını görüyoruz. Buna en iyi örnek, İsrail modeli. 8 milyon nüfuslu ülkede yeterli iç pazar talebi olmadığı için tamamen küresel pazara iş yapma stratejisi tercih edilmiş. İsrail’in 400 bin nüfuslu Tel Aviv şehrinde güçlü bir finansman desteği, 7 bin aktif girişim (2015) var ve 2014 yılında 14,3 milyar dolar exit geliri elde edilmiş. ICQ, Babylon sözlük, Wix.com, Waze, Viber gibi girişimler bu şekilde hayata geçti.

İsrail dışında yeterli iç pazara sahip olmayıp bu modeli uygulayan başka Avrupa ülkeleri de var. Örneğin Spotify, Truecaller (İsveç), Grammarly (Ukrayna).

Şirket değerlemeleri

Milyar dolar ve üzeri değerlemeye sahip şirketlere girişimcilik kültüründe unicorn’lar deniyor. 400’ü aşkın firmanın yer aldığı bu listede şu an 125 Çin, 120 ABD, 27 Hindistan, 9 Güney Kore, 10 İngiltere, 5 İsrail, 5 İsveç firması sıralanıyor. Türkiye’den henüz bu listeye resmi olarak girebilmiş bir girişim bulunmuyor.

Yemeksepeti’nin satışı sırasında en çok konuşulan konu, 589 milyon $’lık satış rakamıydı. Bu rakamın çok büyük bir değerleme olduğu konuşuluyordu ancak ben o dönemde de bunun aslında düşük bir değerleme olduğunu, aradaki ölçek farklarından kaynaklanan durum sebebiyle yatırım ölçeğinde bir rakama Türkiye’nin en önemli girişimini sattığımızı yazmıştım. O satışın ardından gelen diğer önemli satışlarda da benzer durum yaşandı. Şu an Türkiye’nin en önemli ve umut vaadeden girişimlerinin neredeyse tamamı, bu düşük değerlemeler sebebiyle yabancı şirketler ve yatırımcılar tarafından satın alınmış durumda.

Finansman gücü ve erişim kolaylığı

İçinde bulunulan ekosistemin güçlü bir finansman yapısının olması, küresel rekâbeti hedefleyen girişimler için iç pazar büyüklüğünden daha önemli bir ihtiyaç. İsrail’n bu güçlü finansman desteği ile bu rekâbette varolabildiğini yazmıştım. Şimdi durumu startups.watch verileri ile daha detaylı görelim.

2018’de ülkelere göre girişimlerin aldığı toplam melek ve VC yatırım miktarları

  1. ABD: 115 milyar $
  2. Çin: 93 milyar $
  3. Hindistan: 8,5 milyar $
  4. İngiltere: 8,4 milyar $
  5. Almanya: 6,3 milyar $
  6. Fransa: 3,2 milyar $
  7. Kanada: 3 milyar $
  8. İsrail: 2,7 milyar $
    İsveç: 1,1 milyar $
    Hollanda: 625 milyon $
    Estonya: 201 milyon $
    Türkiye: 59 milyon $

2018’de ülkelere göre kişi başına yatırım miktarları

  1. ABD: 353$
  2. İzlanda: 310$
  3. İsrail: 310$
  4. İsviçre: 179$
  5. İrlanda: 160$
  6. Lüksemburg: 154$
  7. Estonya: 153$
  8. İngiltere: 129$
  9. İsveç: 117$
  10. Finlandiya: 91$
    Portekiz: 9,17$
    Mısır: 1,69$
    Türkiye: 0,74$

Yatırımların toplamı açısından baktığımızda çok ciddi bir ölçek farkı olduğunu görüyoruz. Nüfusu ve ekonomik gücü Türkiye’den daha küçük olan İsrail, İsveç ve Estonya’nın aldığı yatırımlar Türkiye’den kat ve kat daha fazla.

Türkiye'deki teknoloji girişimlerinin 2010-2018 arasında aldığı yatırımlar.
Türkiye’deki teknoloji girişimlerinin 2010-2018 arasında aldığı yatırımlar.

Türkiye’deki teknoloji girişimlerinin 2010’dan 2018’e kadar aldığı toplam yatırım miktarı 487 milyon USD. 5,5 milyon nüfuslu Finlandiya’nın sadece 2018’de aldığı toplam yatırım miktarı 498 milyon USD.

Türkiye’de 2018’de kişi başına düşen yatırım miktarı 0,74$

Nüfus etkisinden ardındırılmış olarak baktığımız, kişi başına yatırım miktarlarında da ciddi olarak geride kaldığımızı görüyoruz. Örneğin, İsrail kişi başına 310$ yatırım alırken, Türkiye’nin 0,74$ aldığını görüyoruz. Sonuç olarak Türk girişimcilik ekosistemi finansman gücü açısından çok zayıf durumda.

Halka arz büyüklükleri

Tüm zamanların en büyük halka arzları arasında teknoloji girişimleri olarak Çinli Alibaba ve Amerikan Facebook’un olduğunu görüyoruz. Bu halka arzlarda toplanan sermaye miktarları milyarlarca dolar seviyesine ulaşabiliyor. Ufak bir kıyaslama yapmak gerekirse; Türkiye’de henüz halka açık bir e-ticaret girişimi bulunmuyor.

Tüm zamanların en büyük halka arzları ve topladıkları sermaye büyüklükleri.
Tüm zamanların en büyük halka arzları ve topladıkları sermaye büyüklükleri.

Bireysel sermaye bolluğu

Bir ülkedeki yüksek kişisel servete sahip kişi sayısı ile yatırım sıklığı ve miktarı arasında dolaylı bir ilişki var. En fazla dolar milyoneri barındıran ABD, Çin, Japonya, İngiltere, Almanya, Fransa ve Hindistan’da yapılan melek ve VC yatırımlarının da yüksek olduğunu yukarıdaki listelerde görmüştük. Türkiye, 84 bine yakın dolar milyoneri ile listenin gerisinde kalıyor.

Ülkeler bazında dolar milyonerlerinin sayısı.

Bir başka kriter de, Mahfi Eğilmez’in Değişim Sürecinde Türkiye kitabında belirttiği gibi; Türkiye’deki servet sahibi kesimin Avrupa’daki veya ABD’deki gibi sanayi burjuvazisi olmaması. Bu da, ülkedeki servet sahibi kesimin genel girişimcilik kültürü, yatırımcılık gibi konulara uzak olması ve ellerindeki sermayenin bu konuda atıl kalması gibi bir sonuç ortaya çıkarıyor.

Yemeksepeti satın alınan değil, satın alan taraf olabilirdi

Yemeksepeti’nin Delivery Hero tarafından satın alındığı dönemde Nevzat Aydın’ın küçük bir Youtube kanalına verdiği röportajda finansman gücünün, bir girişimin kaderini nasıl etkilediğini görmüş olduk. Nevzat Aydın, büyümelerinin ivmelendiği dönemde aradıkları finansal desteği bulamadıklarını ve kaderlerinin değiştiğini, eğer finansman açısından zamanında desteklenebilselerdi satın alınan değil, satın alan tarafta olabileceklerini söylemişti.

Türkiye’den Google, Facebook, Apple ve Amazon çıkmaz

Bir ülkenin girişimi, küresel pazarda iddialı olmak istiyorsa ya yeterli iç pazar büyüklüğüne sahip olmalı (ve bu sayede şirketini gelirleriyle büyütebilmeli) ya da doğrudan küresel pazarı hedefleyip güçlü şekilde finanse edilmeli (İsrail modeli). Türkiye’deki girişimler yetersiz iç pazar büyüklüğü, yetersiz finansman kaynağı ve küresel yerine iç pazara iş yapma stratejisi sebebiyle ciddi bir ölçek farkına maruz kalıyor ve küresel pazarda rekâbet edemiyor. En değerli girişimlerimiz de bu ölçek farkı sebebiyle yatırım miktarlarına denk rakamlara satın alınarak elden çıkıyor. Bu şartlarda Türkiye’den Google, Facebook, Apple ve Amazon gibi girişimler ne yazık ki çıkmaz.

+ Yorum bulunmuyor

Yorum Yaz